ARAÇ İLE SİNOP’TAN BALKANLARA 1-(YUNANİSTAN)

ARAÇ İLE SİNOP’TAN BALKANLARA  1-(YUNANİSTAN)

Ailece karar verdik
bu yaz balkan ülkelerini gezi düzenlemek için ve  Tarih olarak ta  Ağustos ayını  seçtik. 
Bizler Sinop’un 3500 nüfuslu bir ilçesinde yaşıyoruz.  Kafamda bir sürü soru işareti acaba bir sorun
çıkar mı? Üstelik eşim ve ben İngilizcede bilmiyoruz.  İlk olarak sigortacıma giderek çocuklarımıza
ve kendimize Avrupa ülkelerinin tamamında geçerli sağlık sigortası (bir aylık
kişi başı 40 TL) , Aracımızın kasko sigortasına yurt dışı kasko sigorta ilavesi
( 100 TL) yaptırdık.  Mio map nagivasyon
cihazına ise gezmeyi planladığımız ülke ve şehirleri girdik.   Ayrıca bizlerin bu geziye çıkmamıza yani
gezme özgürlüğümüze en büyük desteği ve cesareti Binrotada okuduğumuz gezginlerin
gezi yazılarından aldık.

Nihayet beklenen gün
geldi ve 1 Ağustosta İpsala gümrük kapısındaydık. Uluslar arası ehliyet ve 30
günlük zorunlu trafik sigortası yaptırdık. (240 euro ödedik)  Hiçbir sorun yaşamadan Yunanistan’a giriş
yaptık.  İlk olarak Kavalaya geçtik ve
aracımızı park ederek şehri gezmeye başladık. Şehir hoş bir liman kentine
benziyordu.  İlk dikkatimizi çeken şehrin
tertemiz oluşu..  Yemek için balık
lokantası seçiyoruz. Garsonlar Türkçe biliyor sıkıntı olmadan siparişlerimizi verdik.  Dört kişiyiz 45 euro tuttu.  Kavala’ya gelmişken kurabiye almadan gitmek
olmaz dedik ve Selanik’e doğru yola koyulduk. Hava kararmadan otelimize ulaşmak
istedik. Yerlerimizi internet üzerinden booking.com sitesinden Four
Seasons Hotel
‘den 
rezervasyon yaptık.  

Otelimiz hava alanı yolu üzerinde trilifon
semtinde bulunuyor. 2 oda kahvaltı dâhil 190 tl ödeme yaptık.   Sabah kahvaltısından sonra otelden ayrılıp
şehir merkezine harekat ediyoruz.  İlk olarak
ülkemizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün evini ziyaret ediyoruz. Ama şanssızlımızdan
olsa gerek tadilat olduğundan dolayı evi gezemiyoruz. Kızımız ve oğlumuz bu
duruma çok üzüldüler, bizlerde sadece dışarıdan fotoğraf çektirmekle yetindik.

Beyaz kule, Aristoteles
meydanı, Ayia Dimitri kilisesi, Hippodrome antik harabeleri ve Selanik sahillerini
geziyoruz.  Şehri gezmek isteyenler için
Beyaz kulenin bulunduğu bölgeden iki katlı otobüsler şehir turu düzenliyor.  O gece konaklamak için Selanik Park otelde,  İki odalı yer için kahvaltı dahil 110 euro
ödeme yapıyoruz. Otelimiz merkezi yerde sayılır sahile yürüme 10 dk mesafede
yine Atatürk’ün evine 15 dk. yürüme mesafesindedir.  Otelde park yeri yok ama isterseniz ara
sokaklara ücretsiz veya çok yakında kapalı otopark saati 0,5 euro ‘dan park
edebiliriniz.

Akşam çocuklarımız
otelde kaldılar bende eşimle beraber canlı müzik eşliğinde yemek yiyebileceğimiz
Palati restauranı  seçtik.  Gezdiğimiz ülkelerdeki gibi bizlere  burada da İtalyan mısın diye sordular.
Türklerle İtalyanların acaba bu kadar ortak özellikleri nelerdir anlamadım.
Neyse Türk olduğumuzu öğrendiklerinde lokantada bulunan diğer müşterilere Türk
olduğumuz ve rakı içtiğimi söylediler. 
Bu arada hiç beklemediğimiz bir olay gelişti ve yan masadan rakı ikramı
geldi. Alıma şu geldi ikram kültürünü onlar mı bizden aldı yoksa biz mi
onlardan aldık! Lokantanın sahibi bizi Yunanlı iki aile ile tanıştırdı ve bize
telefon numaralarını ve adreslerini verdiler. Yardım gerektiğinde hiç
çekinmeden aramamızı söylediler. Bu tür davranışlar hiç beklemediğimiz
şeylerdi. Bizler için 3 tane Türkçe parça söylettirdiler ve o  an yabancı bir ülkede değil de kendi
vatanımızda hissettik kendimizi. İki ülke halkları arasında hiçbir problem
yokken ayrıca yüzyıllarca beraber aynı coğrafyada dost olarak yaşamışken; politikacıların
sorunlar karşısında çözüm üretmeleri yerde çözümsüzlüğü körüklemelerine bir
anlam veremedik. Hesapta hiç umduğumuz gibi olmadı 150 euro civarında hesap
gelir derken 38 euro hesap geldi. Palati restauran çalışanlarına  ve stravtos ailesin göstermiş oldukları güler
yüz bizi çok memnun etti.

Selaniğin bir çok
yerinde güsel kafeteryaları mevcut ve birde ulusal içecekleri soğuk kahveleri
Frappe, bizde
denedik buzlu kahve nasıl olur diye değişik bir tat…  Peynirli börekleri yemeğe değer.

3 yorum

  • gezmen dedi ki:

    2011 yılında bende Üsküp başlangıçlı arabayla balkan turu yapmıştım. Balkan coğrafyasında navigasyon maalesef para etmiyor, yazınızın devamını merakla bekliyorum. Elinize sağlık.

  • NEŞE dedi ki:

    Balkanlara çok güzel giriş yaptınız,devamı da çok güzel olacağa benziyor..Yunanistan ın pekçok yerinde böyle samimi davranışlara rastlıyor ve çok memnun oluyorum,yüzyıllarca birlikte yaşamanın verdiği güzellikler bunlar…

  • arkutbay dedi ki:

    Yunanistan , Ege ve Akdeniz kıyılarındaki kudurmuş fiyatlar ve burunlarından kıl aldırmayan ”turizmciler”den sonra insana bir tatil cenneti gibi geliyor . Yemeklerin güzelliği , şarkılar , dostluk artısı . Paylaştığınız için çok teşekkürler .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*