antwerp

Belkide Belcikanin en cok begendigim ve zaman gecirmekten zevk aldigim sehri diyebilirim Antwerp icin…Amsterdam dan araba ile 1,5 saatte variliyor…Ayrica, trenle Amsterdam Schiphol (Amsterdam Havaalani)’ den sadece 2 saat uzaklikta (Tren saatleri icin ns.nl), Belcika’nin Anvers eyaletinin baskentidir.

Dünyadaki elmas üretimin %70 i antwerp te yapılmaktadır. Dünyanın en iyi elmas işleyicileri antwerp te bulunmaktadır.Bir suru yahudinin  yasaması ile orantılayabilecegimiz bir zenginligi olan,Bruksel den sonra 2. buyuk belcika sehri olmasının yanında bruksele oranla cok daha temiz,aristokrat ve sık bir sehirdir…City of diamonds ve city of fashion olarak ta bilinir. Buyuk ressam Rubens’in sehri, evi su anda muzedir.Dunyanin en buyuk 4. , Avrupanin en buyuk ikinci limanina sahip sehir.

Antwerp ismi aslinda oldukca ilginc,  hand werpen (Eski Ingilizce) el-atan anlamina geliyor, sehir efsanesine gore Schelde nehrinin kiyisinda yasayan Antigoon adindaki bir dev, gecen gemilerden harac toplar, vermeyenlerin de bir elini keser, nehre atarmis. Sehrin Brabo isimli, genc kahramani devi oldurmus ve elini de keserek Schelde nehrine atmis, Brabo’nun oldukca buyuk bir heykelini de sehir merkezine, Grote Markt (Buyuk Carsi) yapmislar. Antwerp halki kesinlikle el figurlerini cok seviyor, sehirde ayrica oldukca buyuk bir el heykeli var ve el seklindeki cikolatalari da unlu .

Istasyondan hemen cikista sizi dunyanin en eski hayvanat bahcelerinden biri karsiliyor, 1843 yilinda kurulmus ve 6000 kadar hayvani barindiriyor.

Antwerp’de kesinlikle turist olarak gezmek oldukca kolay , yuruyerek her yere rahatlikla gidebilirsiniz.

Antwerp’de şehir merkezinde bulunan oldukça gorkemli Belediye Binası
(Stadhuis) ve Grote Markt var. Belediye Binası Antwerp’in ekonomik ve politik açıdan çok guçlu oldugu 1561-1565 yıllarında finans ve ticaret merkezi olarak
inşa edilmis.

Belediye binasının hemen onundeki meydan da Belçika’da yaygın
olduğu üzere Grote Markt (Buyuk çarsı), Bruksel ve Brugge’de de
karsimiza cikmisti.

Antwerp kuçuk bir şehir olmasina ragmen elmas işlenmesi ve ticaretinde
çok buyuk bir paya sahip, bu nedenle şehir fazlasıyla gelişmiş.
Katolik olan Antwerp’de kiliseler, katedraller ve binalar gerçekten gorkemli
ve genellikle altın kaplama, Meir caddesi Antwerp’in birbirinden oldukca
farklı olan bu iki yuzunu birbirine baglıyor: tarihi eski şehir merkezi ve
19. YY’da inşa edilen yeni şehir merkezi.
Meir ayrıca araç trafiğine kapatılmış oldukca geniş bir alışveriş caddesi,
tarihi binalarda çok şık.

Antwerp’de ilk olarak anlatilmasi gereken (Meryem Ana Katedrali – Cathedral Of Our Lady) olarak bilinen ve Belcika’nin en guzel Gotik kilisesi sayilan 123 m yuksekligindeki,altin saatlerle bezenmis olan katedral, Grote Markt meydaninda bulunuyor.

Gotik tarzdaki 1351 yilinda insasina baslanmis ancak tamamlanamis,
oldukca ihtisamli ve gorkemli olan katedral sehrin de merkezi
konumunda… Cok fazla sayida kiliseye ev sahipligi yapan Antwerp’de kesinlikle gorulmesi gereken yerlerden birisi –
Onze Lieve Vrouwekathedraal, zaten 123 m uzunluguyla pek gozden
kacacak bir yer de degil

Antwerp sehir meydanindan limana dogru devam ederseniz nehrin
hemen kenarina insa edilmis, ayni zamanda sehrin en eski yapisi olan (Avrupa’nin da en eskilerinden sayiliyor) Steen Kalesini gorebilirsiniz.
Steen(Kaya) Kalesi 1200 – 1225 yillarinda adi uzerinde taslardan
yapilmis ve sehrin efsanevi baska bir dev kahramani, ickici ve ayyaslarin korkulu ruyasi Lange Wapper tarafindan korunuyor.Baska bir efsaneye
gore de nehrin kenarindaki bu kalede sehirden harac toplayan dev Druoon Antigoon yasiyormus… Steen Kalesi 18. yy’da ayrica hapishane olarak da kullanilmis.

12 yorum

  • karablacksea dedi ki:

    Yazınızda şehirdeki heykellerin tarihçesine de yer vermeniz bilgilendirici olmuş. Fotoğraflar da harika. Güzel çalışma.

  • chincilla dedi ki:

    Avrupa’ da en çok görmek istediğim ülkeleri sıralasam Belçik ay sonlarda olurdu belki de listemde yer almazdı. Ama sayenizde ilk 5 e girdi 🙂

  • Zeynep dedi ki:

    bilgi dolu güzel bir yazı olmuş

  • dolcevita dedi ki:

    bilgi dolu bir yazı,şehrin bugünü ve tarihini çok güzel harmanlamışsınız.

  • september dedi ki:

    pastalar iştah açıcı :)) ama ben en çok stadsfeestzaal (fotoğrafına baka baka yazdım :)) ilgimi çekti,güzel bir bina.

  • lilyofthevalley dedi ki:

    sanki orda zaman hiç geçmemiş hala 13. yy yaşanıyor gibi

  • rome_o dedi ki:

    belçika yolculuğumuz devam ediyor . fototğraflardan acaba brükselden dahamı güzel bir şehir diye düşündüm

  • geziver dedi ki:

    Sehirleri kiyaslamanin dogru oldugunu dusunmuyorum cunku herkesin beklentisi farkli ama ben antwerp icin bencede evet diyebilirim..

  • maden dedi ki:

    karar veremedim yazınıza mı yoksa fotoğraflarınıza iltifat etsem diye hepsi süper olmuş

  • abt_smyrna dedi ki:

    Yaşanmışlıklara biraz daha fazla yer verseydiniz çok daha iyi bir yazı olabilirdi. Antwerpen benim de birçok anıma ev sahipliği yapan kent. Elinize sağlık.

  • poetrey dedi ki:

    Çok güzel bir gezi yazısı olmuş, kentin adının anlamı gerçekten ilginç.
    Paylaşım için teşekkürler..

  • NEŞE dedi ki:

    Bruxelles ile Antwerpen i hiç kıyaslayamıyorum,ikisini de çok iyi tanıyorum.Antwerpen bir Flaman şehri,Bruxelles ise Flaman- Vallon karışık..Ayrıca Antwerpen in liman oluşu bu iki şehri gece ile gündüz kadar farklı yapıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*