ANTİK KENT GEZİSİ

         Nesin Matematik Köyünde Yaz Kampındaydım. Orası süper bir yer ama bizim içimizde “durmak yok” hissi var ya. Olmaz gezmemiz lazım. günde 8 saat matematik ağır gelince hafta da bir tatil günümüzde hocalar insafa gelip bizi Selçukta bulunan Efes Antik Kentine tarihi eserleri görmeye götürmek istediler. Bizde seve seve kabul ettik tabii. Antik kent de oturup gölgelenecek bir yer yok. Güneşin altında çok zorlandık. hava 39 – 40 derece. Yanıyorduk resmen, ama deydi. Süper bir yer orası.

     Antik Kentinin kuruluşu MÖ. 6000 Yılına ait. Cilalı taş devrinde kurulduğu biliniyor. İzmir ilinin Selçuk ilçesinde Ayasuluk Tepesine yapılmış. Evet, adında da belli olduğu gibi bir kent. Höyüklerden anlaşıldığı kadarıyla hititlere ait yerleşimler görülmüş son arkeoloji  araştırmalarında. MÖ 1050 yıllarnıda yunanlıların yaşamaya başladığı Efes bir liman kentiydi. Şimdi ne yakınlarında bir deniz ne de liman kenti olduğuna dair pek bir normal insanın görebileceği bir delil yok. deniz suları yaklaşık Kuşadası sınırlarına kadar çekimiş durumda. Kış aylarında biraz daha yükselse de hiç bir zaman artık Efes’e kadar gelmeyeceğini herkes biliyor. O denizin adı da pamucak. Türkiye’nin ikinci büyük kumsalı. gerçekten de çok büyük. Sabah saat 6 da çıkıyorsun yürümeye öğlen 2 ye kadar yürürsün de anca biter. Şahsen denedim. Efes Roma imparatoru Agustus zamanında Asya eyaletinin başkenti olmuş ve  nüfus o dönem 200.000 kişiyi aştığı söyleniyor. MÖ. 4 yüzyıllarda limanın dolmasıyla ticaret geriler. O  zamanda yaşayanların söylediklerine göre oraya dünyanın o zamanki en büyük ticaret  ve yolcu gemileri geliyormuş. (inanmaya çalışıyorum) İmparatoxr Hadrian limanı bir kaç kez temizletir. Liman kuzeyden gelen marnas çayı ve küçük menderes nehrinin getirdiği alüvyonlarla dolar. şimdiki Küçük menderesi görmelisiniz. İnanın çok kötü. 

      Efes denizden uzaklaşır, 7 yüzyıl Araplar bu kıyılara yoğunlaşır. Daha cok sonra 1330 yılında Türkler tarafından alınır burası. Her ne kadar şimdiki hali çok büyük olsada 16. yüzyıldan beri giderek küçülmeye başlamıştır. Şimdi selçuk da 27 bin küsürlü bir tarihi eserleriyle dolu Selçuk ilçesi bulunmaktadır. Şehrin her yerinde tarihi eser var. Yolda yürürken Hititlilerin yaptığı bir su kemerine bile rastlıyorsunuz ve ne etrafı çevrilmiş ne de başka bir önlem alınmış. Herkes bu kemerlere, tarihi eserlere sahip çıkıyor. Hatta su kemerinin üstü leyleklere yuva bile olmuş. Doğu ile batı arasında başlıca kapı durumunda olan   Efes önemli bir liman kenti idi. Bu konumu Efesin çağının en önemli politik ticari merkezi olarak gelişmesini ve Roma devrinde Asia eyaletinin başkmenti olmasını sağlamıştır. Efes Antik çağındaki önemini yanlızca buna borçlu değildir. Anadolu’nun eski anatarıça geleneğine dayalı artemis kültürünün en büyük tapınağıda Efesde yer alır. O tapınağı gördüğümde çok şaşırdım. Arkadaşlar 10 dakikadan fazla duramadı tapınakta. Şimdi tapınağın konuşma yeri tellerle kapatılmış. Sadece yukarıdan resim çekilebiliyor. 

     Çok sıcak ve boş olduğu için fazla dayanamadık. Fakat heykellerle ve hörüklerle bol bol resim çektirdik. Bu tapınak Artemis kültürünün en büyük tapınağı olarak bilinir ve Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilir. Benim en çok dikkatimi çeken orada Celcius kütüphanesi oldu. İnanın çok güzel ve büyük. Süslemeleri bir harika. Roma dönemi yapılarından en güzellerindn birisidir bu kütüphane. Gezimizin sonunda sadece bu kadar bilgi alabildiğim için kötü oldum . Fakat her ne kadar sıcaktan ölüp ölüp dirilsik de yinede henşeye rağmen güzeldi…

4 yorum

  • cherryblossomgirl dedi ki:

    yaz kampı olsun böylesi olsun, eline sağlık, çok güzel bir yazı.

  • moyiss dedi ki:

    Pamucaktan bahsetmişsiniz de büyüklüğü konusunda haklısınız ama sadece kumsalda yürümekle yetinmeyi seçtiniz sanırım. Pamucağın deli dalgaları nedense bir türlü bitmez.

  • butun_2882 dedi ki:

    her ne kadar bol fotoğraf isteyen bir yazı olsa da betimleyici anlatımın bunu az da olsa kapatmış… yalnız ben arkeoloji ye arkioloji demene takıldım… ve sürekli hörük yazmışsın.. nedir bu hörük??? benim bildiğim hörük, öküz arabalarında öküze yardım eden yardımcı öküze denir.. yada küçük tepeye hörük denir.. yazının içeriğiyle alakası da yok bunların herhalde…

  • mertakinci dedi ki:

    kamp olsunda böyle olsun ama fotoğraflarınızı da ekleseydiniz süper olurdu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*