ANTIGUA ve BARBUDA












Havaalanindan aldigim brosure gore Antigua-Barbuda’da yilin her gunu icin bir kumsal var: toplam 365 tane. Onumdeki haritaya gore 40-50 tane var: reklamin gucu mu, yoksa kucuk kumsallari haritada gostermiyorlar mi bilemem.




Antigua, onceden gezdigim uc adadan daha fazla turizm altyapisina sahip. Kiyilarinda iyi bilinen bir cok tatil koyu var, bolgede kitle turizmini en iyi uygulayan yerlerden biri. Boyle olunca onerilen aktiviteler cok cesitlenmis: yagmur ormani turu, dalis, katamaranla ada turu, alti cam tekneyle mercan kayaliklarinda gezi, ada tarihi vs vs.

Adanin en fazla ziyaret edilen yerlerinden biri olan English Harbour guneyde. Sehir merkezinden bindigim minibus tam Amiral Nelson’un Tersanesinde beni indiriyor. Ada Ingilizlerin elinde iken unlu Amiralleri Nelson henuz bu rutbeye varmadan once Antigua’daki bu tersaneyi uc sene boyunca yonetmis. Binalar cok iyi korunmus , zaten karargah merkezindeki iki bina otele cevrilmis. Deniz, English Harbour’da bizim halic gibi iceriye girdigi icin dogal bir korunak olusturmus. Bugunde yatcilar yogun olarak limandaki yerlerini aliyorlar. Yat kulubunden gunluk 120-150 dolara 9-12 metrelik yelkenli kiralamak mumkun. Duvarlarda tayfa olarak calisma karsiliginda bedava yeme-icme ve gezme oneren teknelerin duyurulari var: 6 haftada butun Karayip’i gezerek Venezuella’ya inen tekne, Florida Keys’e giden biri, Panama kanalindan gecip Kaliforniya’ya donen devasa yelkenli. Aslinda su alti haftalik Karayip gezisi ilgimi cekiyor ama teknenin ugrayacagi limanlara bakinca vize isteyen ulkelere rastliyorum, mecburen bosveriyorum. Birkac lokantaya girip menuye bakiyoruim, musterilerin neredeyse tamami Ingiliz. Bir Kuba lokantasina giriyorum, garsonlar ve lokantanin sahibi de Ingiliz cikiyor. Hakli olarak gunesli havayi goren Ingilizler Antigua’dan ayrilmakta gucluk cekiyorlar.

Antigua’da pansiyon fazla yok, kucuk otellerden birinde kaliyorum. Otel bakimsiz ama bahcesi cok guzel. Odalarin hepsine bir kus ismi verilmis. otelin sahibi Gregory’e sebebini soruyorum.
“ Terasta birkac saat beklersen butun o kuslarin bahceye geldigini goreceksin” diyor.
Biz konusurken buyuklugu iri bir ari kadar olan hummingbird’lerden biri onumuzdeki ciceklerden nektar toplamaya geliyor.
“ Bak, senin odanin isminin sahibi orada”
Otel sahibi Gregory uc sene once otel isletme isine girdigini anlatiyor. Daha once doga turlari yapiyormus, yorulmus. Simdi ailesiyle beraber otelde hem yasiyor, hem calisiyor.

Otelimin bulundugu koy Five Island kucuk ve yeni yerlesime acilan bir yer. Koyun altyapisini bizim Turkiye ile karsilastirinca Antigua daha iyi durumda, gittigim diger koylerde planli yapilasmanin urunu. Antigua yarikurak bir iklime sahip, bu yuzden evlerin su depolari var. Genelde yagmur suyu catidaki oluklardan toplanip iki-uc tonluk plastik tanklarda depolaniyor.



Ozellikle Antigua ve Barbados’ta icki gunluk hayatin tam icinde. Gunun her saati sokaklarda bira yada rom icen insanlari gorebilirsiniz. Aksamustu kalabalik caddelerde cok sik olarak isportacilar bira cesitleri satiyorlar. Sarhoslukta normal karsilaniyor, oyleki insanlar ellerinde bira siseleri ile ayakta durmakta gucluk cekerek minibuse binseler bile kimse donup bakmiyor.

3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*