AMBOSELI ULUSAL PARKI

Amboseli Ulusal Parkı


 


Kenya, Hint Okyanusu’na kıyısı olan bir doğu Afrika ülkesidir. Amboseli ise, Masai ve Nukuru’dan sonra Kenya’nın en çok ziyaret edilen parkıdır. Park, Nobel ödüllü yazar Ernest Hemingay’in „Klimanjaro’nun Karları“ adlı romanında konu edilen Klimanjaro dağ manzarasına sahip olmasıyla da ünlü. Zaten Hemingway de romanı bu parkta oturarak yazdığını söylemiş.


 


Park, 392 kilometrekarelik bir alana kurulmuş bir safari bölgesi. Klimanjaro Dağı ise 5895 metre uzunluğunda bir dağ. Burada hiking yapmak mümkün. Fotoğraf tutkunları için de Amboseli’nin bir cennet olduğunu söylemeliyiz.





fotoğraf: ganeandmarshall.com


 


Amboseli, ücretli bir park. Parkta fillere, çitalara, aslanlara, zürafalara, leoparlara, gergedanlara rastlamanız an meselesi. Afrika’da serbest gezen fillerin bu kadar yakından görülebilmesi açısından da ün yapmış bir bölge. Ayrıca bu bölgenin yerel halkı, genellikle hala geleneklerini ve yaşayış tarzlarını yaşatmakta olan Masai kabilesinden oluşuyor. Bölgenin geçimi de vahşi yaşam turizmi sayesinde gerçekleşiyor. Bu arada Amboseli, Masai dilinde „tuzlu toz“ anlamına geliyor, bu kelimeyle de volkanik küllere gönderme yapıyor.


 


Bölge, UNESCO‘nun MEB (Men and the Biosphere Reserve) projesi tarafından korunmaya alınmış durumda. Bölge içinde Amboseli Gölü’nü görebilirsiniz ama yağmurlu havaların dışında bu göl nerdeyse kurumuş durumda, gerçekten bir kuraklık söz konusu.


 


Amboseli havzası, kurak mevsimlerde su kaynağı sağlayan pınarlar tarafından besleniyor. İlginçtir ki, vahşi hayvanlar için düşük bitki örtüsüne sahip olmasına, kapsamlı ama küçük olmasına  rağmen, kendinden 50 kat büyük komşusu Tsavo‘dan daha fazla türde hayvan barındırıyor.





fotoğraf: http://zoltantakacs.com
 


Amboseli’de, dünyadaki vahşi fillerin yaşamıyla ilgili süregelmiş en uzun çalışma gerçekleşmekte. Adı Amboseli Elephant Research Project, yani Amboseli Fil Araştırma Projesi. 1968 yılında Amerikalı Dr. Cynthia Moss, Afrika’ya yerleşerek filleri araştırmaya karar veriyor. 4 yıl sonra bu araştırmayı Amboseli Ulusal Park’ına taşıyarak 1400’ü hala yaşamakta olan 2000 filin hayatını incelemeye başlıyor ve bu fillerin korunabilmesi için çalışmalar yapmak istiyor. 1979 yılında Afrika’da 1.3 milyon fil varken 10 yıl sonra sadece 600 bin tane kalmış. Sadece Kenya’da, 16 yıl içinde %83’lük bir kayıp yaşanmış. Bu kaybın sebebi maalesef fildişi ticareti. Neyse ki, Amboseli Parkındaki bu araştırmalar ve Masai kabilesinin de destekleriyle buradaki filler ciddi anlamda korunmaktalar.


 

1 Yorum

  • despina dedi ki:

    her şey talebi azaltmakla başlıyor galiba. Fildişinden yapılmış hiç birşey kullanmıycam bundan sonra.Zaten fildişinden yapılmış neyim var onu da bilmiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*