6 Günde Sao Paolo+Foz do Iguaçu+Rio de Janeiro

Kurban Bayramının uzun tatil için tanıdığı imkan sayesinde çok güzel doğal güzellikleri olduğunu duyduğum ve sürekli görmek istediğim ancak bir türlü bu kadar uzun bir yolculuk için imkan bulamadığım Brezilya Seyahatine başlamanın verdiği zevkle yola koyulduk.

Seyahatimizi yolculuk süresi hariç 6 gün olarak planlamıştım: 1 gün Sao Paulo, 1 gün Foz do Iguaçu, 4 gün Rio de Janeiro… Eşim Ebru ve ben 12 Kasım 2010 günü Air France’a ait TK1890 sefer sayılı yolcu uçağı Paris aktarmalı olarak Sao Paolo’ya uçmak için yola koyulduk. Aktarmalar dahil yaklaşık 18 saat süren bir yolculuktan sonra Sao Paolo’ya 13 Kasım Sabahı saat 08:30 gibi indik.

13 Kasım 2010: Sao Paolo Tiete’de bulunan ve 1 gece kalmak için rezervasyon yaptığımız otelimize yerleştikten sonra sınırlı zamanımızı şehri gezmeye ayırdık. Tiete Sao Paolo’nun şehirlerarası otobüs terminalinin bulunduğu semtidir. Terminalin üzerinde çok büyük bir alışveriş merkezi ve turizm ofisleri var. Burada size şehri gezmekten otel bulmaya kadar gerekli olan her türlü bilgiyi sağlıyorlar. Bu arada şunu belirtmeliyim ki bu şehirde gezerken elinizde mutlaka metro istasyonun haritası olsun. Çok güzel ve yer altını adeta ağ gibi saran metroları son derece temiz ve düzenlidir. 20 milyonluk metropol olmasına rağmen yerlerde bir çöp, koltuklarda kalem ile yapılmış bir resim veya çizik bile bulamıyorsunuz. Sanki şehrin çok titiz bir bayan kahyası var gibi geliyor insana…

İlk olarak Paulista Bulvarına gittik. Burası her iki tarafı büyük otel ve gökdelenlerle kaplı son derece işlek ve lüks bir caddedir. Cadde üzerinde yürürken geniş botanik bahçeler görüyorsunuz. İçinde değişik botanik bitkiler, ağaçlar ve göletler var. Arka sokaklara girince yine binaların girişlerinde küçük birer botanik bahçeye rastlıyorsunuz. Sao Paololular yeşile o kadar önem veriyorlar ki evlerin balkonları ve hatta bazı evlerin çatı katlarındaki teraslarda dahi ağaçlar var.

2. durağımız olan Mercado Municipale’ye gitmek için metrodan Sao Bento istasyonunda indik. Birden bizim Mahmutpaşa’yı andıran bir görüntü ile karşılaştık. Cumartesi olmasının da sebebiyle yol çok kalabalıktı. Yaklaşık 300 metre ilerde Mercado Municipale’ye girdiğimizde karşımıza çıkan görüntü bundan farklı değildi. 2 katlı olan ve bizdeki kapalı çarşıyı andıran bu yerde alt katta meyve, sebze, kuruyemiş, hediyelik eşya satan yerler ile kasaplar var. Üst kat ise restoranlara ayrılmış. Zar zor yer bulduğumuz üst kattaki bir restoranda yemek yiyip ayrıldık. Güzel bir yer olmasına rağmen hafta sonları gidilmesini tavsiye etmiyorum. İğne atsanız yere düşmeyecek. Son durağımız ise şehrin en büyük parkı olan Ibarupuera oldu. Yine Paulista Bulvarı üzerinden uzun bir yürüyüş sonucu vardığımız bu yer içinde büyük bir göleti olan, cafe’ler barındıran geniş bir alana kurulu yeşil bir parktır. İçinde yürüyüş yapan, koşan, spor yapan, bisiklet binen insanlar görüyorsunuz. Burada hava kararıncaya kadar uzun bir yürüyüş yaptık ve ertesi günün bizim için yorucu bir gün olacağı bilinciyle otelimize döndük.

14.11.2010 Foz do Iguassu: Sabah saat 07:20’de TAM Havayollarına ait bir uçak ile Foz do Iguassu’ya hareket ettik. Daha önce Türkiye’den www.iguassufallstour.com sitesinde verilen e-mail adresinden oradaki tur firması ile görüşüp 1 gün kalacağımızı ve bize ona göre bir organizasyon yapmalarını bildirmiştik. Bu çerçevede bizi saat 08:50’de indiğimiz havaalanında tur rehberimiz Mr. Edson karşıladı. Eşyalarımızı otele bıraktıktan sonra Arjantin tarafına hareket ettik. Brezilya ile Arjantin sınır kapıları arasında üzerinde köprü olan bir nehir tarafından 2’ye ayrılan yaklaşık 5 km uzunluğunda tampon bir bölge var. Nehir sınırı oluşturuyor. Arjantin sınır kapısını geçtikten yaklaşık 15 km sonra şelalelerin bulunduğu Iguazu Milli Pakına varıyorsunuz. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki şelalelerin hepsi Ajantin tarafına aittir.

Arjantin tarafı aşağıdaki ek’teki haritadan da görüleceği üzere 3 ana gezi bölgesinden oluşuyor ve yürünecek yol toplam 5 km’dir: Upper Circuit (Circuito superior, mavi ile çizilen yol), Lower Circuit (Circuito Inferior, sarı ile çizilen yol) and Devil’s Throat (Garanta del Diablo, üst kısımda beyaz ile çizilen yol). Upper Circuit: Bu kısım, haritada gösterildiği gibi, şelalelerin üstten görünüşü için yapılmış bir yoldur. Resimler bütün ihtişamı ortaya koyuyor. Dünyanın yedi doğal harikasından biri olmaya aday bu bölge gerçekten insanı büyülüyor. Lower Circuit: Bu kısım, haritada gösterildiği gibi, şelalelerin alttan görünüşü için yapılmış bir yoldur. Upper circuit’a göre yürünecek yol merdivenli ve daha uzundur. Buradan ayrıca küçük bir bot ile haritada gösterilen ve ada gibi olan yere gidilebiliyor. Şelaleleri daha yakından görmek için orada da yürüyüş parkuru yapulmış. Devil’s Throat: At nalı şeklinde olan ve en üstte gösterilen devil’s throat şelalelerin en etkileyici kısmıdır. Yaklaşık 80m yüksekten düşen suların tekrar yukarı çıkıp sis olarak boğazı kaplaması, üstünde uçuşan kuşlar ve yüzünüze nüfuz eden yarı buhar yarı sudan oluşan serinlik gerçekten insanı başka alemlere sürüklüyor. Burada yaklaşık 20 dakika kaldık ve bu müthiş doğa olayını hem hayranlıkla seyrettik hem de doya doya iliklerimize kadar yaşadık. Trenle geldiğimiz bu bölgeden yine trene binerek ayrıldık. Iguazu Milli Pakından çıktıktan sonra yine tur rehberimiz Mr. Edson ile beraber Brezilya tarafına doğru yola koyulduk. Arjantin sınırını, tampon bölgeyi ve Brezilya sınırını geçtikten sonra saat 15:30 gibi karşımıza çıkan ilk restoranda öğle yemeği yedik. Kuş parkını ziyaret edemeden geçtik çünkü fazla zamanımız kalmamıştı. Brezilya Milli Parkına geldik.

Brezilyada resmi tatil olduğu için bu bölge çok kalabalıktı ancak, önceden rezervasyon yapmamız sayesinde rehberimizle birlikte buradan o kalabalık kuyruklarda saatlerce beklemeden geçtik. Brezilya tarafındaki yürüyüş parkuru haritada şelalelerin solunda gri ile çizilmiştir. Buradan şelalelerin içine kadar girip oluşan gökkuşağının içinden geçebiliyorsunuz. Arjantin tarafı kadar güzel olmamasına rağmen görülmeye değer olduğunu düşünüyorum.

Akşam kısa bir dowtown gezintisi yapıp otelimize döndük ve ertesi gün Rio de Janeiro’ya hareket ettik.

15.11.2010
Rio de Janeiro: Foz do Iguaçu’dan TAM havayollarına ait bir uçakla saat 09:30 da Rio’ya uçtuk. Saat 11:50’de indiğimizde bizi orada bulutlu bir hava bekliyordu. Bizi Copacabana’daki otelimize bırakacak olan araçla giderken sol tarafta gözüme Rio’nun varoşları olan Favela ilişti. Şu günlerde haberlerde izlediğiniz ve 46 kişinin öldüğü operasyonlar burada yapıldı. Gerçekten ek’teki resimde de görüleceği üzere adeta Rio’nun harlemi.. Aracımız Copacabana plaj yoluna girdiğinde karşımıza çok farkli bir görüntü çıktı. İnsanlar koşuyor, spor yapıyor, kendilerine ayrılmış bisiklet yolunda bisiklet sürüyor, sahilde kumda kafa ile voleybol oynayanlar mı istersiniz yoksa kumsal ile sahil yolunun bitiştiği noktalarda fitness yapanlar mı…Brezilyalılar çok faal insanlar. Burada nüfus çok genç ve insanlar sürekli hareket halindeler. Otelimize yerleştikten sonra yürüyerek Copacabana Plajına indik ve sahil yolu boyunca yürüyüş yaptık. Yaklaşık 4.5 km uzunlığunda Copacabana’da plajda her çeşit insana rastlamak mümkümdür. Her taraf seyyar satıcı dolu ve ihtiyacınız olan her şey ayağınıza geliyor. 100 metre aralıklarla kurulmuş küçük büfelerde yemek içmek günde 15 doları geçmez. Her türlü spor aktivitesinin yapıldığı bir alan. Biraz daha ilerde İnpanema plajı var. Hani şu girl from Ipanema şarkısıyla ünlü olan…Orası ortam olarak bir halk plajı görüntüsü veren Copacabana’dan biraz daha farklıdır.

Akşam üzeri fikrini sorduğumuz bir turist bürosu yetkilisi Rio’da bu saatte yapılacak en iyi işin Sugar Loaf Tepesine gitmek olduğunu söyledi. Otobüse atlayıp Rio’nun iki kamburu olarak tabir ettiğim bu yere teleferikle tırmandık. İlk tepeden görüntü güzeldi. 2. ve daha yüksek olan tepeye çıktığınız da muhteşem bir manzara karşınıza çıkıyor:Sol tarafınızda Copacaba plajı, sağ tarafınızda Botafago Plajı ve onun üzerinden 270 derece açı ile manevra yapıp süzülerek karşınızdaki Santa Dumont havaalanına inen uçaklar… Çok güzel bir görüntü…

16.11.2010
Rio de Janerio Sabah erkenden İsa Heykeline gitmek için yola koyulduk. Rio’nun şehre en hakim ve yüksek tepesine kurulmuş olan bu heykel gece ışıklandırılınca yukarıdan adeta şehri sarıyormuş görüntüsü veriyor. Heykele tepeye yaklaşık 20 dakikalık bir tren yolculuğu ile şehrin içindeki ormanın içinden geçerek tırmanıyorsunuz. Tepeye vardığınızda tüm Rio ayaklarınızın altında… Genelde aşağıda bakınca sisli olan bu tepede şans eseri o gün sis yoktu. Heykelin etrafında dolaşarak Rio’yu 4 bir taraftan seyrettik. Aşağı inerken trende sambacılar vardı. Şarkıları ve yerinden kaldırıp samba yaptırdıkları Brezilyalılarla turistlere çok eğlenceli dakikalar yaşattılar. Öğleden sonrasını Jardim Botanikoyu gezerek geçirmek istedik. Tam gezmeye başlayalı 15-20 dakika kadar olmuştu ki, yağmur yüzünden yarıda kesmek zorunda kaldık. Akşam ise downtown’da kısa bir gezinti yaptık. Eski Rio’yu daha yakından tanımaya çalıştık.

17.11.2010
Rio de Janeiro Sabah yine downtown’a gittik. Oradan beyoğlundaki gibi bir tramwaya binip 45 dakikalık bir yolculuk sonrası Santa Teresa’ya gittik. Burası dik yokuşlarla çıkılan Rio’nun tepe bir noktasındaki yerleşim merkezidir. Çok eski olduğundan yolları dar duvarları eskidir. Öğleden sonrasını ve akşamı alışveriş merkezi gezilerine ayırdık. İlk olarak Barra Shopping’e yani Rio’nun en büyük alışveriş merkezine gittik. Burası gerçekten çok büyük ve zengin bir alışveriş merkezidir. Fiyatlar makulün biraz üzerindeydi. Akşam ise Rio Soul’deydik. Burası Copacabana’ya çok yakın bir yerdedir. Ancak burası çok pahalı bir alışveriş merkeziydi.Fiyatlar – kesinlikle abartmıyorum – inanılmayacak kadar yüksektir. Gitmeden önce bilginiz olsun istedim.

18.11.2010
Rio de Janeiro Sabah ekenden otelimizden ayrıldık. Gelen tur otobüsü bizi tropikal adalara götürmek için otelimizden aldı. Yaklaşık 3.5 saatlik yolcuğumuz esnasında yeşile adeta doyduk. Tüm sahil boyunca her yer yemyeşildi. Manzara harikaydı. Rio’nun yaklaşık 165 km güneyinde Angra dos Reis denilen yerde bizi yaklaşık 100 kişilik bir tekne bekliyordu. Teknede samba çalan bir müzik grubu da vardı. Buradan Ilhe Grande adası çevresinde tur atmak ve koyları gezmek için ayrıldık. Yaklaşık 4 saatlik tekne gezintisi esnasında 3 koyda mola verilip denize girildi. Akşam Copacabana’ya döndüğümüzde pazar yerine gittik. Burası Copcabana Palace otelinin 300 metre kadar gerisinde (Ipanema’ya doğru) her şeyin çok ucuz olduğu bir pazardır. Her çeşit tual (tablo), hediyelik eşya , T-shirt, çanta, forma burada satılıyor. Tabi biz daha önce alışverişimizi mağazalardan yaptığımız fiyat farkını çok daha iyi anladık.Pazarlık ederek çok daha ucuza alabiliyorsunuz. Rio’da zaten her alışveriş pazarlığa tabidir.

19.11. 2010
Rio de Janeiro Sabah her zamanki gibi erken kalkıp Copacabana ve Ipanema sahillerinde yürüyüş yaptık. Çok sıcak ve güneşli bir gündü. Copacaban sahile gidip denize girdik. O kadar dalgalı ki yüzmek çok zor. Zaten insanlar okyanusa girince burada yüzmekten çok dalgalarla bir nevi çalkalanmayı tercih ediyorlar. Benim için çok zevkli olmuştu. Plajda her türlü malzeme satan seyyar satıcı mevcuttu. Buradaki büfelerden ve seyyar satıcılardan alışveriş yaparak 10 dolara bütün gün plada güneşlenebilir, denize girebilir, rio’luların kumsalda voleybol, tenis, ip cambazlığı vs. oyunlarını seyrederek eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Öğle vakti Rio’dan ayrılıp Türkiyeye dönmek üzere otelimizden ayrıldık. Rio tartışmasız – doğal güzellikleri açısından – dünyanın en güzel şehirlerinden biri olmaya aday… Ancak onu daha da güzel yapan tadını burada hiçbir zaman bulamayacağınız tropikal meyveleridir. Ayrıca tropikal meyve büfelerinden alacağınız o egzotik karışımların insana verdiği tad ve enerji unutulmaz…

2 yorum

  • Zeynep dedi ki:

    dünyanın her yerinden bir çok insanı cezbeden bir şehir olduğunu düşünüyorum bu güzel yazınız ve fotoğraflarınız için elinize sağlık

  • NEŞE dedi ki:

    Bir haftada aynı konuda iki yazı okumuş olduk,fakat bu çok hoş oldu,aynı yerler başka bakış açılarından anlatıldı,ben sizin özgür gezmenizi çok sevdim.Teşekkürler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*