30 Yıl sonra, Sheffield

( İnşallah yazı dizisinin sonunda, maliho niye bu seyahati yaptın bizi perişan ettin, öldük yorgunluktan demezsiniz. Çünkü nereye gidersem sizleri de benim beraberimde götüreceğim, yorulmak yokJ. Ne yedim, ne içtim, kimlerle tanıştım, falan hepsini anlatacağım. Bu 8 günlük bir geziydi, bu okuyacağınız ilki ve ilk günü ona göre)


 


İstanbul Atatürk Havalimanından saat 08.00 de kalkacak uçağımız ben ve Sheffield Üniversitesinden mezun 4 arkadaşımla beraber bizi Londra’ya götürecek. Fransa’dan gelen bir arkadaşımızla Londra havaalanı Heathrow’da buluşup bir araç kiralayarak, mezun olduğumuz üniversite’nin de ismini aldığı Sheffield’e gideceğiz. Çok heyecanlıyız çünkü okul bittikten bu yana 30 yıl geçmiş ve hiç birimiz bu geçen 30 yıl içinde Sheffield’e gitmemişiz. Şehrin ve Üniversite’nin çok değiştiğini gidip gelen arkadaşlar anlatmıştı ama bu sefer kendi gözlerimizle göreceğimiz için gerçekten çok heyecanlıydık.


Size 35 sene önce 2 arkadaşımla (Ali Ve Osman) beraber başımızdan geçen ve hayatımızda dönüm noktası olan bir anekdotu aktarmak istiyorum. Bu, söze güvenin ne kadar önemli olduğuna bir kanıttır.


“Sheffield Üniversitesine “makine mühendisliği” fakültesinde okumak için üçümüzün de yapmış olduğu müracaatlarımıza ret cevabı alınca çok üzülmüştük. Fakülteye kabul edilen öğrencilerle tanışma ve oryantasyon gününe bizde gitmeye karar verdik. İsmini hiç unutamayacağım hocamız Dr. Buthcer gelen talebelerin sırayla ismini okuyup bitirdikten sonra biz üçümüz geride kalmıştık. “Sizlerin isimleri listede yok niye geldiniz” diye sorduğunda, bugün tanışma günü bize herhangi bir cevap gelmedi “postada kaybolmuştur(!) belki diye geldik”  dedik. (İngiltere’de posta idaresinin çok iyi çalıştığını sanki unutmuş gibiydik, o sıralarda bizde PTT pek iyi çalışmazdı da) Bunun üzerine odasına gidip döndüğünde bize ret cevabı göndermiş olduğunu söylediğinde sanki biz ilk defa orada duyuyormuş gibi bir poza girdik. Hoca önemli değil sizlerle sonra bir toplanalım konuşalım dedi. Küçücük odasında masasına dayanarak bize sorduğu sorulara verdiğimiz cevapların sonunda üçümüzü de okula girişimizi kabul etmişti. Yani üniversiteye girişimiz Dr. Buthcer’ın iki dudağı arasından çıkan “ ok lads you are accepted (tamam gençler kabul edildiniz)” demesiyle neticelenmişti. (yıl > Şubat 1974)


 


Aklımdayken söyleyeyim, kendime bir liste yapmıştım gitmeden önce, gezilecek, görülecek, içilecek, yenecekler listesi, ( gerçekleştirdiklerimin yanına sonradan “OK” yazdım)


Sheffield



  • Fakülte binamız, kantin (ok)

  • Talebe Birliği binasında ki publar, restoranlar (ok)

  • Josephine’s Night Club (isim ve el değiştirmiş, gitmedik L)

  • Napoleon’s Casino (ok, 200 pound kazanıldı J)

  • Su Chinese take away (isim ve el değiştirmiş, gitmedik L)

  • Kaldığımız yurtlar ve evler (ok)

  • Derbyshire’daki publar (ok)

Londra



  • Thames nehri üstündeki köprüler

  • Covent Garden (ok)

  • Notinghill Gate (ok)

  • Portebello Road (ok)

  • Soho (ok)

  • Speakers’ Corner (ok)

  • British Museum, Tate Gallery, National Gallery

  • Harolds (ok)

  • Cambridge Circus Theater > Chicago Müzikali (ok)

  • China Town (ok)

  • National Geographic Shop (ok)

 


Yukarıdaki yazıyı gitmeden önce yazmıştım araç kiralar Sheffield’e öyle gideriz diye planlamıştık fakat son anda vazgeçip trenle gitmeye karar verdik. Havaalanından St. Pancras tren istasyonuna underground (metro) ile gittik. Rahat, ucuz ve hızlı bir yolculuktan sonra Sheffield’e vardık.





St. Pancras tren istasyonu





Tren beklerken sabah ki ilk kahvem


Commentlere bakar mısınız her zamanki gibi “on time”



Ali, ben, Osman, Sedat





Trende öğle yemeğimiz..


Yol üstün den kareler..



Uzakta rüzgar değirmenleri..







Maket gibi çatılar..





35 sene önce de eğriydi hala eğri, ne doğrulmuş ne de yıkılmış 🙂


En nihayet 30 senelik özlem bitti ve Sheffield’e vardık. İlk olarak fark ettiğimiz, tren istasyonu modern bir görünüm kazanmıştı.



Çelik bir tasarımın üstünden süzülen su..


Bir zamanlar sadece siyah olan “Austin” marka taksiler artık rengarenk..




Üzerinden suyun kaydığı çelik tasarımı geride bırakıp rezervasyon yapmış olduğumuz ve istasyonla arası çok yakın olan (yaklaşık 5 dakikalık bir yürüyüşle) Novotel’e yerleştik. Valizlerimizi açmadan kendimizi sokaklara attık. Ahşap, çelik ve camın çok güzel bir uyum içinde kullanıldığı ve içi botanik bir bahçe olan yapı karşımıza çıktı.








Bu yapının önüne yaklaşık 1,5 m çapında serpiştirilmiş metal küreler konumuştu ve yine yüzeyinden sular akıyordu. Bir sanat denemesi yapmak istedim, (haymatlos ne diyecek bilmiyorum ama) aşağıdaki kareyi elde ettim.



Önde ben ve arkada botanik bahçenin yansıması.


Evet haymatlos yorumlarını bekliyorum.




“Mary the Buffer Girl”


“Buffer Girl” yöresel bir değimmiş çatal, bıçak, kaşık imalatında çalışan kadın işçilere denirmiş. “Mary” de 14 yaşında bu mesleğe başlayıp 60 yaşında emekli olan bir hanım olup onun anısına yukarıdaki hakiki bitkilerden yapılmış heykeli Belediye Binasının önüne ve “Sheffy Stan”ın yanına konulmuş.


“Sheffy Stan” ise, çelik imalatında çalışan bir delikanlıyı simgeliyor. Bu heykelde, Sheffield, İngiltere’nin en yeşil şehri imiş (bunu daha önce bilmiyordum) aynı zamanda da çelik endüstrinde bir numara olmasının birleşimini sergiliyorlarmış.



“Sheffy Stan”


Sheffield Belediye Binası


Bizdeki gibi her sokak lambası çiçeklerle süslenmişti !!


Zenginlik başa bela kardeşim, adamın altın kolyesine bakar mısınız..



Bizim zamanımızda yoktu, şimdi şehrin içine tramvay hattı döşenmiş.
Bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim, tren hatları, tramvay hatlarının hepsi özelleştirilmiş.
“British Rail”  artık bir mazi..


“SAKA” şişe suyundan su yudumladık.





Fakültemize giderken yeni ve eski bir arada…



Mühendislik Fakülteleri binası giriş…


Bizim fakülte binası (canımJ




Prof. Derik Linkens bizim zamanımızda zaten yaşlı bir hocaydı, hala görevine devam etmekteymiş.
Çok şaşırdık ama sevindikte hayatta olmasına, geriye kalan tüm tanıdığımız hocalar maalesef vefat etmişlerdi.
devam edecek……









 

15 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*