1 GÜNLÜK ANTAKYA AMA 10 YILLIK HATIRI KALDI…

Canım ülkemin güzel yörelerini keşfetme programımızda sıra Antakya’ya geldi. Gezimiz Adana-Antakya-Şam-Halep-Gaziantep programından oluştu. Bu yazıda, 1 günümüzü geçirdiğimiz ama hemencecik kanımızın kaynadığı tarih ve lezzet şehri Antakya’yı anlatacağım.

 

Antakya Hakkında Kısa Kısa…

 

* Şehir, M.Ö 300’lü yıllarda kurulmuş.

 

* Toplam 12 ilçeden oluşuyor. 12 ilçe ve il toplamına HATAY, şehir merkezine ANTAKYA deniyor. HATAY ismini Atatürk koymuş.

 

* Antakya’da 1.000’in üzerinde tarihi niteliğe sahip ev var.

 

* Şehirde 3 semavi dinin de ibadet yerleri mevcut.

 

* Mustafa Kemal Üniversitesi  HATAY’ın tek üniversitesi ve 1992 yılında kurulmuş.

 

* Havaalanı mevcut. Çeşitli uçak firmaları şehre düzenli seferler düzenliyor. (Biz döndükten 1 hafta sonra Pegasus’un Hatay seferleri başladı ve Ali Sabancı 25 kişilik bir gazeteci grubu ile şehri ziyaret etti. Rehberliklerini de bizim tur rehberimiz Cihangir Erzenci yaptı.)

 

* Şehir sakinleri spor yapmayı seviyor. Sabah çok erken saatlerde de gece geç saatlerde de parkta ve caddelerce birçok insan spor amaçlı yürüyor ya da koşuyor.

 

* Büyüklü küçüklü otel, motel ve pansiyon var.

 

 

Antakya’da Mutlaka Bunları Yapın…

 

* Asi Nehri’nin (Orontes) ana damar gibi kentin içinden geçerek denize doğru süzülüşünü seyredin…

 

                              Asi Nehri süzülüyor…

* Yöresel yemeklerin yapıldığı lokantalardan birinde mutlaka mükellef bir sofra kurdurtun.

(Lokanta önerileri : Anadolu Restaurant, Sveyka, Sultan Sofrası)

(Yöresel Yemek önerileri : Cevizli biber, zahter salatası, humus, oruk, tepsi kebap, künefe vb.)

 

* Tatlıyı yani künefeyi Künefeciler Çarşısı’ndaki dükkanlardan birinde yiyin.

 

* Öğle ya da akşam yemeğinizden birini mutlaka Harbiye Şelale’lerine denk getirin. Oh serin serin sular altında, ardından da güzel bir çay ya da kahve…


                              Harbiye’den bir görüntü
 

Antakya’da Mutlaka Buraları Görün…

 

Antakya Arkeoloji Müzesi : Yer darlığı sebebiyle birçok eser sergilenemese de müze, ülkemizin ve dünyanın sayılı mozaik müzeleri arasında sayılıyor. Yeni müzenin yapım çalışmaları devam ediyor. Sonrasında  bu eserler hakettikleri şekilde sergilenebilecekler. (Gaziantep’te bulunan Arkeoloji Müzesi ile aralarında çekişme var. Gaziantep’liler de Antakya’lılar da biz dünyada 2. büyük müzeyiz diyorlar.)  Müzekart’ı olanlar ücretsiz olarak girebiliyorlar.


 


Habib-i Neccar Cami:
Hz. İsa’nın elçilerini canı pahasına korumak için canı pahasına çırpınan ve sonunda şehit olan Habib Neccar’ın mekanı burası… Hatay’ın hoşgörüsünün temsilcisi kentin merkezinde gururla bizleri selamlıyor. (Bu cami, Anadolu’da yapılan ilk cami olarak da bilinmektedir.)


 


Katolik Kilisesi-Ortodoks Kilisesi-Protestan Kilisesi : 3 semavi dinin mabetleri yan yana, yüzyüze, eski Antakya evlerinin içinde ve eski dokuda bir sevgi yumağı oluşturmuşlar. Antakya’dan dünyaya barış mesajı sunuyorlar.


 

Saint Pierre Kilisesi : Hristiyanlığın ilk mağara kilisesi olarak bilinmektedir. Dağın yamacına kurulmuş olan kilise, dönemin baskısından kaçarak burada gizlenen İseviler’in mekanıdır. Makta incilinin bu kilisede yazıldığı söyleniyor. Burası Meryem Ana tarafından hac mekanı olarak ilan edilmiş. Özellikle İtalyan ve Fransızlar din turizmi için buraya geliyorlar.


 

                     St. Pierre Kilisesi’nde güneş…

Harbiye Şelaleri : Mitolojik dönemlerden günümüze uzanan ve şu anda sayfiye yeri olarak kullanılan şelale, Daphne ile Apollo’nun hikayesine konu olmuş. Hatay’a 7 km. uzaklıkta olan bu bölge yerli yabancı turistlerin uğrak yeri olmuş. Yeme-içme tesisleri bolca var.

 

Daphne ile Aşk-Işık Tanrısı Apollon’un Mitolojide geçen hikayesi:
Zeus’un oğlu Işık Tanrısı Apollon, ırmak kenarında genç ve güzel bir kız görür. Bu eşsiz güzelin adı Daphne’dir. Apollon ondan hoşlanır ve konuşmak ister. Fakat Daphne, Apollon’un içinden geçenleri anlamıştır. Kaçmaya başlar. O kaçar, Apollon kovalar.


Apollon bir taraftan; “kaçma seni seviyorum” diye bağırır. Daphne ise Tanrılarla sevişen kadınların başlarına neler geldiğini bildiği için korkuya kapılır ve kaçmaya devam eder.


Aralarındaki mesafe gittikçe kısalır ve bir an gelir ki Daphne, Apollon’un sıcak nefesini saçlarının arasında duyar. Artık kurtuluşunun kalmadığını anlayan Daphne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak şöyle bağırır: -“Ey toprak ana, beni ört, beni sakla, beni koru.”
Bu içten yalvarış üzerine Daphne organlarının ağırlaştığını, odunlaştığını hisseder. Olgun göğsünü gri bir kabuk kaplar, kokulu saçları yapraklara dönüşür, kolları dallar halinde uzar, körpe ayakları kök olup toprağın derinliklerine dalar, bir defne ağacı oluverir.


Bu manzara karşısında şaşıran Apollon, Defne’nin ağaç oluşunu hayret ve üzüntü ile seyreder.

Sonra da sarılır ve sert kabukları altında hala çarpmakta olan kalbinin sesini duyar ve şöyle seslenir:

“Daphne, bundan sonra sen, Apollon’un kutsal ağacı olacaksın. O solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başımın çelengi olacak. Değerli kahramanlar, savaşlarda zafere ulaşanlar, hep senin yapraklarınla alınlarını süsleyecekler. Şarkılarda, şiirlerde adımız yan yana geçecek.”

Bu tatlı sözler üzerine Daphne, dallarını eğerek Apollon’u saygı ile selamlar.

İşte o zamandan beri şiir ve silah zaferi Defne dalı ile ödüllendirilir ve Defne’nin gözyaşları bugün hala Harbiye’de şelaleler halinde akmaktadır.

Kaynak : http://www.kenthaber.com/Hatay/Merkez/AntikSehir/harbiye.aspx

 

Uzun Çarşı : Antakya denilince akla gelen ilk mekanlardan birisi. Sağlı sollu künefecileri, taş kadayıfçıları, bakırcıları, unutulmaya yüz tutmuş olan semerciliği devam ettiren ustaları görüyorsunuz. Tarihi Ayakkabıcılar Çarşısı, Demirciler Çarşısı da görülmeye değer.

 

Antakya Şehir Parkı : Asi nehri kenarında, oldukça büyük, yeşil bir park. İçinde bir sürü yeme-içme mekanı var. Yürüyüş ve spor yapan birçok şehirliyi burada görüyorsunuz.

 

Eski Antakya Evleri : Çoğu Kurtuluş Caddesi üzerinde bulunuyor. Restorasyonlarına başlanmış, devam ediyor. Yıllar öncesinden yaşamları burada gözlemliyorsunuz.

 

 

 

NOT: Rehberimiz, CİHANGİR ERZENCİ idi. Çok bilgili, sürekli araştıran ve tüm sorulara incelikle cevap veren, entellektüellik seviyesi oldukça yüksek bir arkadaşımızdı. Kendisine çok teşekkür ederiz. Antakya-Şam-Halep turu düşünenler için şiddetle öneririm. Kapalı gruplara da özel rehberlik yapıyor.

10 yorum

  • incialp dedi ki:

    çok keyifli bir Antakya yazısı daha, benim merakım daha da artıyor.. Binrota’cılar; Antakya’ya bir çıkarma mı yapsak ne :))

  • incialp dedi ki:

    çok keyifli bir Antakya yazısı daha, benim merakım daha da artıyor.. Binrota’cılar; Antakya’ya bir çıkarma mı yapsak ne :))

  • maliho dedi ki:

    Güzel ve tanıtıcı bir yazı olmuş, teşekkürler. Selamlar…

  • edda dedi ki:

    yıllar önce bir kere bir gece kalmıştım Antakya’da. kaldığım kısa zaman diliminden aklımda en çok kalan leziz yemeklerdi. Antakya bence bu konuda çok başarılı.

  • DEEP73 dedi ki:

    cocuklugumun gectıgı yerler antakya ama cok net hatırlayamıyorum hatırladıklarım gayet guzel bir sehir oldugu tabi yıllar oncesınden aklımda kalanlar sımdı daha guzel olmustur .Ve en enterasan olanıda kasapta yedıgım sını kebabı denlen kebablarıydı.Bildiğimiz kasapta gozumuzun onunde onunde kebabı yaptılar ayrı bır lezzettı..Hiç unutmm..

  • rome_o dedi ki:

    ben ve maliho Antakyalı olarka diyoruzki anlatmakla olmaz görmek lazım .bir haftasonu binrotaolarak gidelim ,yiyelim ,gezelim ,görelim fotoğraf çekip dönelim ..

  • bizim hikayemiz dedi ki:

    Evet sevgili Binrota’lılar kesinlikle birlikte Antakya turu yapalım. Şöyle Eylül gibi havalar biraz ılınınca olabilir mesela. Ne dersiniz?

  • tufi dedi ki:

    Benim de Antakya’ya gidesim var, hazır gitmişken Suriye ve Ürdün’e gitsem diyordum ve erteliyordum. Ertelemesem mi acaba?

  • maliho dedi ki:

    Mutlaka gidelim, hatta Halep’i de görmemiz lazım derim. Eylül iyi fikir.. Selamlar…

  • bizim hikayemiz dedi ki:

    Biz bu gezimizi Antakya-Şam-Halep-Gaziantep olarak yaptık zaten. Şam uzak ama Antakya’dan Halep çok yakın. Her ikisine de 1’er gece ayırsak yeter.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*