FİLİPİNLER : HAYATA  NİŞANLI, TAYFUNA SÖZLÜ ÜLKE...

( Bu yazı, Cumhuriyet Gazetesi Gezi Dergisinin 8 Ağustos 2007 tarih ve 94 sayısında yayınlanmıştır. )
 

Jeepneyler - Angeles - FilipinlerNereden bilirdim ki, okyanustan gelen bir tayfunun gezi programımı etkileyeceğini..Halbuki Manila Havaalanı’na inişimle, her şey ne de güzel başlamıştı; yağmurun hafif hafif çiselediği tatlı bir eylül akşamında..

Evet, geçmişten bu yana savaş ve depremlerle iç içe yaşayan Filipinler, bir yandan da tayfunlarla, fırtınalarla boğuşmaya devam ediyor. Ama her şeye rağmen yaşam da tüm hızıyla devam ediyor bu ülkede..

Filipinler, Türk vatandaşlarına vize uygulamayan az sayıdaki ülkelerden biri. Ülkeye girişte 21 günlük kalış izni veriliyor. Kısa süren işlemlerden sonra, 7107 adadan oluşan bu gizemli ülkenin başkenti Manila’dayım..Havaalanının çıkışında bekleyen lüks araçlardan biriyle kalacağım otele geçiyorum. Karanlık bir akşamla başlayan Manila’lı günlerim; gündüzleri sıcak ve nemli, akşamları ise lambasızlıktan karanlıklara bürünmüş sokak ve caddelerdeki gezintilerimle geçiyor.

Manila, Filipinler’in en büyük adası olan Luzon’da yer alıyor. 12 Milyon Muz Satan Öğrenci - Angeles - Filipinlerinsan barındırıyor bu kent. Kent merkezi nispeten gelişmiş olmasına rağmen, diğer bölgeler hayli geri ve bakımsız.. Şehir içi ulaşım, tüm caddelerde arı gibi işleyen Jeepney’ler ve hurdaya dönüşmüş otobüslerle yapılıyor. Özellikle Jeepney’ ler, şehir içi taşımacılığın temelini oluşturuyorlar. Cipten daha uzun, üzeri kapalı, iki yanı açık, yaklaşık 20 kişi alabilen yolcu taşıma araçları bunlar..1940’larda ABD askerlerince Filipinler’e getirilmiş olan savaşın egzotik araçları Jeep’ lerden esinlenerek, girişimci Filipinlilerin ustalığıyla ortaya çıkartılmışlar. Ön taraftaki şoför mahallinin dışında, her tarafı açık..Her yere gidebilmeleri ve ucuz olmaları nedeniyle Manila’da tercih edilen en gözde toplu taşıma aracı.. 

Kapalı Pazar Yeri - Bagguio - FilipinlerRoxas Bulvarı üzerindeki Kültür Kompleksi, Çocuk Müzesi ve gezip görülebilecek daha pek çok yere sahip kentin en ilgi çekici tarafını Intramuros Bölgesi oluşturuyor. “Duvarların içinde“ anlamına gelen Intramuros, merkeze yakın bir yerde kurulmuş. 64 hektarlık bir alanda beşgen şeklinde, etrafı geniş ve yüksek 4,5 km. uzunluğunda duvarla çevrili bir bölge. Cadde ve sokakları dar, ancak temiz bir yer. İçerideki tarihi doku korunmuş olduğu için çok katlı yapılaşma yok. Bölgede kiliseler, okullar, müzeler, alış veriş merkezleri ve uzun yıllar hapishane olarak kullanılmış bir kale mevcut. Intramuros, Manila’nın ilk kurulduğu yer olup, birkaç kez depremde yıkılmış ve yeniden inşa edilerek, kentin en önemli turistik merkezi haline dönüşmüş.

Intramuros’un hemen önündeki Rizal Park’ının bir köşesinde Dr. Rizal Dr. Rizal Anıtı - Manila - FilipinlerAnıtı yükseliyor. Dr.Rizal, İspanyollara karşı mücadele etmiş Filipinli bir özgürlük savaşçısı. Genç yaşta 20 civarında yabancı dil öğrenmiş, şair ve yazar, ulusal bir  kahraman. 35 yaşında iken yargılanıp 30 Ekim 1896’da idam edilmiş. 30,5 m. Yüksekliğindeki anıtı, idam edildiği yere dikmişler..

Merkezdeki Malate, Ermita bölgeleri ve ünlü Mabini Caddesi, Manila’da ki eğlence ve gece hayatının odak yeri. Viagraların ulu orta insanlar tarafından sokaklarda  satıldığı bir yer..

Birkaç gün sonra Mindoro adasındaki Puerto Galera’ya, oradan da ünlü Sabang Plajı’na geçiyorum. Deniz ve yağmurun kardeş gibi olduğu Sabang, dünyanın dört bir köşesinden gelen turistlerle dolup taşan bir tatil ve dalış merkezi.Küçük bir köy olmasına karşılık, çok sayıda otel, pansiyon, restoran ve diskotek yer alıyor.

Başkentten bir manzara - Manila - FilipinlerSabang’tan beyaz kumsallarıyla ünlü Boracay Adası’na geçme planlarımı yaparken, gece patlayan Manila merkezli tayfun bir anda uçak, otobüs ve tekne seferlerinin iptaline neden olunca, rotamı ülkenin kuzeyine çevirmek zorunda kalıyorum. Kalmış olduğum otel ayakta, ancak civardaki çok sayıda binada önemli hasarlar oluşmuş. Tayfunda yüzlerce ölü, binlerce yıkılan ev ve kayıp insan var.Her tarafta ciddi hasarın görüldüğü Manila, üç gün elektriksiz kalıyor.,.

Luzon Adası’nın kuzey kısımlarında Bagguio ve Banaue kentleri yer alıyor. Her iki kent te, dağlık bir bölgede kurulmuş olduğundan, güney kesimlerdeki sıcağın etkisi pek görülmüyor. Deniz seviyesinden 2000 metre. yükseklikte yer alan Bagguio, ülkenin bir oksijen deposu olmasına karşılık; yine dağlar üzerindeki Banaue  pirinç tarlalarıyla önemli bir ziyaret noktasını oluşturuyor.

Bunların dışında, ismini civardaki bir ağaçtan alan Sampaloc Gölü Temizlikçi Kadın - Manila - Filipinleryakınlarında yer alan San Pablo, 100 Adalar’a yapılan gezilerde konaklama kentleri işlevini gören Lucap,Alaminos ve bir zamanlar Amerikan Donanması’na üs merkezi oluşturmuş,aynı zamanda Luzon Adası’nın önemli bir kumsalı olan Subic ve de dönüş yolu üzerindeki Olongapo gezimin belirli duraklarını oluşturuyor.Tabii ki,binlerce adadan meydana gelen bu ülkede,böylesine kısa bir süre içinde ancak bu kadar yer gezilebiliyor.Filipinler,özellikle, deniz ve dalışa meraklı olanlar için ideal bir tatil ülkesi.

Ülkenin 299.000 km² ‘lik bir kesiminde 85 milyon insan yaşıyor. 10 ayrı dil ve 87 ayrı diyalekt konuşan halkın % 83’ü Katolik, % 9’u Protestan, % 5’i Müslüman, geriye kalanı da Budist’lerden oluşuyor. İngilizce’nin yaygın bir şekilde konuşulduğu ülkenin resmi dili ise Tagalogca.

Sabang Plajı - Mindoro Adası - FilipinlerTropikal iklime sahip Filipinler’de 12.000 değişik bitki türü bulunuyor.. Dünyadaki 500 İstiridye Mercanı türünün 488’ i ve dünyadaki en büyük 8 istiridyenin 7 tanesi bu ülkenin sularında yaşıyor.,Tarım ve hizmet sektörünün yanı sıra, özellikle son yıllarda deniz ürünleri ticareti ve turizm, ülke ekonomisinin lokomotifleri konumunda.

Bir ekim günü sıcağının nemli saatlerinde, biraz da gözüm arkada kalarak, Filipinler’den ayrılmak üzere havaalanının yolunu tuttuğumda; denizi, kumsalı, renkli akşamları, yemyeşil doğası; yoksul; ama okyanusun ortasında mutluluk aramaya çalışan siyah renkli insanların ülkesi Sampaloc Gölü - San Pablo - FilipinlerFilipinler’i geride bırakmaya hazırlanıyorum..

Uçağım havalandığı zaman; yağmurun ne zaman yağacağı, sıcağın ne zaman kaybolacağı belli olmayan bir ülke bırakıyorum arkamda..Yaşamı savaş ve depremlerle geçmiş yaşlı bir Filipinliye “bu ne ki; sen asıl bundan sonrakine bak !. ” dedirten tayfunlarla yaşamaya çalışan bir ülke..Sanki, “hayata nişanlı, tayfuna sözlü” gibi  !